Çıplak olma durumu
Author: Ela Danış
Published:
Last Modified:
Toplumsal sorunlarımızın en önemli konularından biride istediğimiz gibi yaşayamamak, giyinememek, toplumsal yargılar ve bizde oluşturduğu kaygılar. Açıklık mı çıplaklık mı değil de konu çıplak olma durumu.
Çıplaklık konusunda birilerine nokta (.) desen bir kafadan malesef ki kırk tane tilki çıkar. Ve fikir ayrılıkları başlar. Çıplaklık sanılan mini eteğin, askılı bluzun ve yırtık jeanların günahı ve zihniyetsiz kişilerin bitmeyen nasihatleri devreye girer. Bir keresinde çok fazla yırtık olan Jean giymiştim yaşlı bir satıcıya yol tarifi sorarken aldığım cevap “kızım seni hangi köpek kovaladı” olmuştu. Yüz ifadem cahil.
Evet biz Türkiye’de doğduk burda kendi örf ve adetlerimize göre yetiştiriliyoruz. Hedefimiz Avrupa Birliği’ne girmek ve onlar gibi olmak yani sizce “özgürlük” mü? Avrupa Birliği; Avrupa Birliği (AB), demokratik Avrupa ülkelerinden oluşan, vatandaşlarının hayatını iyileştirmek ve daha iyi bir dünya yaratmak için çalışan bir aile.
Ben Z kuşağı değilim. Z kuşağı da yetiştirmiyorum. Ayrıca başı açık bir insanım. Etek giyen, göbeği açık dolaşan, dar taytlar giyen, dans eden bir kadınım. Hep de böyleydim ve hiç değişmedim. Çevre baskıları, erkek arkadaş baskısı, aile baskısı almama rağmen. Kapalı olanları da eleştiriyorum. Aksine açıklığı çıplaklık sanan embesilleri eleştiriyorum.
Evden dışarı çıkarken uzun eteği bir anda kıvrılan, başörtüsü yarıya inen ve giymediğin veya giydirtmedikleri kıyafetleri başkalarında kıskandığın özgürce seçemediğin için kendi benliğinden uzaklaşan ve açıklık adı altında çıplak olan sen’leri eleştiriyorum.
Hangi şehir olursa olsun, en tutucu semtinde oturup hatta dini, İslamı, siyaseti ve çevreyi eleştirenlerin içindeki evde bir birey olan sen! Sen evden çıkarken tanga külodunla çıkmıyorsun. Mahalleden geçerken ceketin üstünde ve çıplak geçmiyorsun. Peki neden tanga külodunla dans edip video atıyorsun. Üstelik seni eleştirenlere de saygı duymayıp seni ayıpladıkları için sen onları kınayıp onları linç ediyorsun.

Ya sen, ben köyde, kasaba da oturuyorum şalvarım eşarbım olmadan çıkamam kocam babam anam dedem toprağım çok kızar çok ayıplar deyip neden tatillerde göbeğini açıyorsun mini eteğini giyiyorsun.
Ya sen ben anneyim her yerde emziririm deyip göğsünü açıyorsun.
Benim annem babam karışmıyor sen ne karışıyorsun diyen senler. Avrupa’da olsak böyle olmaz diyen senler. Sen giyemediğin için beni kıskanıyorsun diyen senler.
Peki biz nerde yaşıyoruz? Burası Avrupa ülkesi değil burası Türkiye. Bunu bi idrak edelim. Ve cidden yapamadığın özendiğin, giymek istediğin veya olmak istediğin şekillere girerken bunu göz önünde bulundur. Şunu bilin ki sen başkalarını kıskandığın için giyiyorsun. Elbette hepimiz isteriz özgürlüğümüze kavuşmak, kendi irademizle açık mı kapalı mı olacağımıza karar vermek. Çıplak dolaşmaya karar vermek değil ama.
İnsanlara edep yerlerini kapatmak çok zor geliyor artık. Kol bacak kafa sırt bunları açmak yetmiyor sürekli açıyorlar açıyorlar açıyorlar. Ne zamandan beri tanga kilot dans kıyafeti oldu, ne zamandır sex kıyafetlerini eğlence mekanlarına giyinir olduk. Ne zamandan beri edep yerleri sergilenir oldu. Korkarım ki artık çocuklar anne bak kral çıplak demeyi çoktan öğrendi.