Çanakkale’deki Muğlalı 647 şehit

Author: Ömer Kırlı

Published:

Last Modified:

AI Context Summary

Çanakkale Savaşı'nda Muğla'nın 647 şehidi, vatan savunmasında gösterdikleri cesaretle Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgesi haline geldi. Bu kahramanlar, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde emperyalist güçlere karşı durarak, Türk milletinin kaderini değiştirdi.

- Muğla'nın 647 şehidi, Çanakkale Savaşı'nda vatan için canlarını feda etti.
- Şehitler, İngiliz ordusunun modern silahlarına karşı göğüslerini siper ederek savaştı.
- Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale'de tarih sahnesine çıkarak Türk milletinin yeniden doğuşunu müjdeledi.
- Çanakkale, Türk milletinin vatan aşkının emperyalist güçlere karşı zafer kazanmasının sembolü oldu.
- "Çanakkale geçilmez" sözü, Muğla'nın kahraman evlatlarının mirası olarak günümüze kadar ulaştı.

“Ateşte açan güldük biz” der şair… Ama o gül, saksıda süs olsun diye değil; yedi düvelin çelik zırhlıları Boğaz’ı zorlarken, Mehmetçik’in kanıyla sulanmış o kutsal toprakta namus sancağı dalgalansın diye açtı!

Yirminci asrın o şımarık, kan emici emperyalistleri, ellerinde haritalar, ceplerinde cetvellerle geldiler. Osmanlı’yı “Hasta Adam” diye yaftalayıp, tabutunu çivilemeye heveslendiler. Yanımızda yorgun bir müttefik, karşımızda son teknolojiyle donanmış bir sömürge canavarı… Sanıyorlardı ki Boğaz’ı geçince bu iş bitecek, sanıyorlardı ki bu millet diz çökecek! Ama hesaplayamadıkları bir şey vardı: Bu toprakların çocukları, Muğla’nın zeybekleri ölmeyi biliyordu!

MUĞLALI 647 ŞEHİT

Bakmayın bugün Muğla’nın kıyılarında güneşlenenlere, bu şehrin asıl ruhu Çanakkale’nin o barut kokan siperlerindedir! 647 vatan evladı! Fethiye’den, Milas’tan, Köyceğiz’den, Marmaris’ten kopup gelen o yağız delikanlılar, İngiliz’in en modern toplarına karşı göğüslerini siper ettiler. Muğla her daim bu topraklarda sözü geçen bir şehirdir! Çünkü o 647 şehit, bu vatanın tapu senedidir. Onlar “Mevzu vatansa gerisi teferruattır” diyerek düğüne gider gibi şahadete yürüdüler. Seyit Onbaşı o devasa mermiyi sırtlandığında, aslında arkasında Muğla’nın, Anadolu’nun o sarsılmaz imanını hissediyordu. Ege’nin efesi, Boğaz’ın serin sularında emperyalizmin kibrini boğdu!

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TARİH SAHNESİNDE

İşte o cehennem ateşinin tam ortasında, tarihin akışını değiştiren bir yıldız parladı: Mustafa Kemal! Anafartalar’da, Conkbayırı’nda “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” diyen o genç yarbay, sadece bir muharebe kazanmıyordu; bir milletin küllerinden yeniden doğuşunu müjdeliyordu.Çanakkale, Atatürk’ün tarih sahnesine çıktığı o muazzam meydan; Türk’ün yenilmezliğinin dünyaya ilanıdır! O gün orada sadece bir ordu değil, bir milletin kaderi yeniden yazıldı. Muğlalı 647 şehidin kanı, Atatürk’ün dehasıyla birleşti ve Cumhuriyet’in ilk harcı işte o siperlerde karıldı.

GEÇEMEDİNİZ, GEÇEMEYECEKSİNİZ!

İngiliz’in “yenilmez” dedikleri zırhlıları Çanakkale’nin sularına gömülürken, Muğla’nın evlatları o toprağı kanlarıyla sonsuza dek mühürlediler. Kimse bu memleketi sahipsiz sanmasın! Eğer bugün bu topraklarda başımız dik yürüyorsak, o ateşte yanmayı göze alan güller, o 647 Muğlalı kahraman sayesindedir.Çanakkale; paranın, teknolojinin ve sömürgeci iştahın, bir milletin vatan aşkı karşısında nasıl darmadağın olduğunun en net, en keskin kanıtıdır. Bize “bittiniz” diyenlere Muğla’nın dağlarından, Çanakkale’nin siperlerinden hala aynı cevap yankılanıyor: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!