16.4 C
Ankara
22.7 C
İstanbul
24 C
İzmir
Çarşamba, Haziran 23, 2021
Diğer
    Ana SayfaYazarlarBütün dünya buna inansa...

    Bütün dünya buna inansa…

    Avatar of züleyha palo
    Züleyha Palohttps://haberton.com/
    Züleyha Palo 1983 Erzurum doğumlu, Kendinin farkına vardığından beri kitap okuyor Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nünden mezun oldu ve şuan öğretmenlik yapıyor.

    Son Dakika Haberleri

    Sevgi seni tamamlayacak. Sevgi üstün gelince hırs ve öfkenin sesi kesilecek. İşte o zaman kendinde durabilecek, kendini dinleyebileceksin, bütün dünya buna inansa…

    Şarkılara sığınmamız hiç düşündün mü, neden? Bir çayın ferahlatıcı kokusuna, sığınırım ben çoğu zaman, bir çikolatanın tadına, bir şiirin hüznüne, bir romanın akışına, bir çocuğun gülüşüne, bir gencin gayretine, bir ihtiyarın inancına, bir annenin sevgisine… Yani huzura, hayata, zamana, günün tam ortasına sığınırım. Öğle güneşinin sıcağına, ikindi serinliğine, akşam kızıllığına, gecenin lacivertine, rüyaların büyüsüne sığınırım. Sonra hepsinden artakalan biraz hüzün, biraz umut

    Kendimize yetemeyişimizin adıdır sığınmak, kendimizde duramayışımızın adı… En çok da insanın kendinde durması zor, kendini beklemesi, kendini dinlemesi… Sonuçlara sebep bulamamak, sebeplere anlam verememek, anlamsızlığı yenememek, yenilgiyi sindirememek ve sindiğimiz köşe bucaklardan bir türlü ortaya çıkamamak ne acı; oyun bitti çünkü, büyüdük! Ne acı ben buradayım diyememek, kovalanmak, ömür boyu kovalanmak, gizlenmek, çekinmek, öteye gitmek ne acı… Daha acı olanı mı? Ha, işte o da ötelenmek…

    Şöyle açıp kapıyı, pencereyi, yıkıp duvarları, göğün göğsüne değercesine bir türküyle kalbinin duasını yıldızlara gönderen aşıklar gibi çılgın olunmalı bazen. Bazen kural, yasak, prensip yıkılmalı, yani özgür olunmalı bazen. Düşünceye de kelepçe vurulamaz ya; vurulsa da hayal etmek var ya… Şimdilerde onu bile beceremez olduk mu desem, ne desem bilemedim. Belki de hakikaten bunu da mı kaybettik? Zorla yaşıyoruz zorla; yasakla, korkuyla, öfkeyle, şarkısız, kitapsız, en önemlisi de sevgisiz, yavan yaşıyoruz yavan. Nezaketle de yolumuzu ayırdık sanki çoktan. Ateş fışkıran gözlerde aşk tutunabilir mi? Yalan dolanmış dilde vefa barınabilir mi? Buz tutmuş bağırda insan ısınabilir mi? İşte diyorum ya yavan yaşıyoruz yavan, insan olmanın tadına varmadan… İşte bu yüzden ne kendimize sığınabiliyoruz ne e bir birimize. Mesafeler kalbimizi buza çevirmiş…

    Yeryüzü yalnızlıklarımızın filminde rollerimiz paramparça. Yitik hayaller ülkesinde yıllarımız paramparça. Uzak diyarlar romanında yollarımız paramparça. Duasız aminler dergahında dillerimiz paramparça ve bir düşkünü okşamayı unutmuş ellerimiz paramparça. Paramparça hayatları sürüklüyoruz sabahtan akşama dek kaldırımlarda. Yalnızlığımızı ağırlayan yoğun caddeler bile şaşkın bakıyorlar aylaklıklarımıza, arsız adımlarımıza, tükenmiş yılgınlığımıza. Şaşırtıcı olan ise artık sadece buz değil yol da yorgun. Eskiyen bir şeyler var, büyüsü bozulmuş, tadı kaçmış, rengi solmuş bir şeyler… Yana yakıla onu arıyoruz, evet onu, tadımızı…

    Bütün dünya buna inansa...
    Bütün dünya buna inansa…

    Yalın ayak, elleri soğuk, gözleri ışıksız çocuklara ne çok üzülmüşümdür, savaşların masum kurbanlarına; hırsın, öfkenin, nefretin, çıldırmış beyinlerin masum kurbanlarına… Ağlama tufanında gülücükleri boğulmuş çocuklarımız. Biz işte bundan sorumluyuz, ah en çok da bundan… Ya gençlerimiz? Bakışları bir ok gibi kalbimizi delip geçen ya umutsuz gençlerimiz? Biz işte bundan da sorumluyuz, ah en çok da bundan… Ya annelerimiz? Çile hamuruna dönmüş gönülleriyle kederle dolu annelerimiz. Biz işte bundan da sorumluyuz, ah en çok da bundan…

    İşte anladın mı şimdi şarkılara sığınmamız neden? Sığın şimdi bir şarkıya kalbin tükenene dek. Ya türküler, onlar kederimizin en eski yankısı, eski kederlerimizin ülkesi türkülerimiz. Çok mu karamsarım, içini mi kararıydım ey dost? Gel o zaman çözüm bulalım. Sev kardeşim, elini ver bana… Bak ne güzel bu şarkı, hadi sığınalım… Tut annelerin, babaların, gençlerin ve çocukların ellerinden tut! İşte o zaman, tam o zaman yakalayacak hayatlarımız anlamını…

    Sevgi seni tamamlayacak. Sevgi üstün gelince hırs ve öfkenin sesi kesilecek. İşte o zaman kendinde durabilecek, kendini dinleyebileceksin. İşte o zaman paramparça olan rollerimiz, yıllarımız, yollarımız, dillerimiz ve ellerimiz özgürlüğüne, bütünlüğüne kavuşacak; işte o zaman kendine tahammül edebileceksin. Neden mi? Çünkü içten içe ruhunu kemiren vicdanının işte zaman boğazına sarılmadığını ve huzur içerisinde bir nefes aldığını göreceksin. Gel o zaman sığınalım bir şarkının huzuruna, ritmine: BÜTÜN DÜNYA BUNA İNANSA, BİR İNANSA, HAYAT BAYRAM OLSA…

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler