Bir yerden sonra
Author: Betül Fırat
Published:
Last Modified:
Bir yerden sonra insan yaşının ağırlığını taşımalı, diğer her şey için geçmiş ola…
Acılarla sınanmayan kalp kalp midir? Kimisi acıdıkça, arsızlık bu ya daha fazla sever hayatı. Kimi de acıdıkça daha da katılaşır vicdanı.
Herkesin bir hikâyesi var hayatta. Herkesin bir acısı da mutlaka vardır, saklıdır sinesinde. Kimse kimsenin derdini de bilmiyor bu hayatta. “Ya… seni çok iyi anlıyorum.” diyen de hiçbir şeyden anlamaz kesinlikle. Anlık da olsa sakinleştirmesi içindir o süslü cümleler.
Kiminin büyüktür yarası kimininse kendine göredir işte. Ortak nokta ise herkesin derdi kendine büyüktür. Günün sonunda herkes eksikliğine sarılır, neyi eksikse onu ister işte.
Kimini uslandırır yarası kimini ise delirtir. İnsanlıktan çıkarır…
Hala canı yananlar ise sessiz sedasız kopar zaten yaşamdan. Yaşamdan dedikse zombileşmiştir artık. Duyguları gitmiştir, görevlerini yerine getirip çekilir ayak altından. Sevmez, sevinmez; mutlu olmaz hiçbir şeyle. “Küçük mutluluklardan zevk al.” diyene de bir ters ters bakar, sonra da “Mavala okuma bize…” der ve acısına döner. Kabuğunun içinde dünyaya küsmek daha rahat gelir onlara. Diğer yandan da hükmetmek, herkesi yönlendirmek ister; ters tarafa gidiyorsun diyene de pek aldırmazlar.
Kim dertsiz gelmiş ki dünyaya, derdi olmayanlara taş atılsa. Kimi içinde yaşar kimi maskesinin ardında yaşar ama kimi de kan kusturur herkese kendi acısı var diye. Hâlbuki insana yük olan ne varsa, bunu taşımanın zorluğunu bilmeli ve ona göre davranmalı başkalarına. Herkes travmaları ile karşılarsa diğerini çıkamayız işin içinden. Kimse kimsenin derdini de çekmez zaten. Bir yerden sonra beni ilgilendirmez, der geçilir.
Hayat herkese yağmur yağdırmaz… Kimisine güneş açtırır kimisine dolu yağdırır, şimşeklerle sınan da olur. Hayat herkese aynı şekilde davranmaz, bir yerde kabul etmek gereklidir bunu.
Gardını düşürmemek önemli asıl. Eksiklerini görmek yerine, elinde olanı ve değerini bilmek gerekir. Diğer insanlardan çıkarmamak da lazım acıları. Hiç yok yere acınası da olmamak gerek. İnsan hayatta dirayeti ile yaşar.
İnsan bir yerden sonra saklamalı acısını… vurmak isteyen ilk oradan başlar çünkü. Takmalı en havalı maskesini, karışmalı hayata. Sonuçta kimse kimseyi de anlamak zorunda değil. Özellikle de çocukluk yaşı çoktan geçildiyse…
Hayatta darbe aldıktan sonra devam edebilenler kazanır. Belli bir yaştan sonra da hayatı kuralına göre yaşamayı öğrenmek gerekir. Farkına varmak önemli ne burası oyun bahçesi ne de herkes arkadaş. Biraz olgunlaşmalı artık…
Nereye kadar saklanabilir ki insan travmalara? Deliyse akıllanır, akıllıysa bilgeleşir insan bir yerden sonra. Çünkü ne giden geri gelir ne de akan zaman. Her şeyi kabullenip rolünü oynamalı insan.
Bir yerden sonra insan yaşının ağırlığını taşımalı, diğer her şey için geçmiş ola…