Bir Ankara distopyası: Kızılay’ın plazaları, Demetevler’in balkonlarına karşı
Author: Ramazan Suçek
Published:
Last Modified:
Ankara öyle bir yerdir ki; Kızılay metrosundan bindiğinizde “kurumsal bir kimliğe” sahip olduğunuzu sanırsınız, ama Yenimahalle durağından sonra Demetevler’in o meşhur “yaşam enerjisi” devreye girince bütün algoritmanız çöker.
1. Perde: Kızılay’ın “Modern” Kibri
Kızılay, elindeki deri çantasını masaya koyup hafif bir küçümsemeyle başlar: “Bak Demet kardeş… Ben Türkiye’nin kalbiyim. Bakanlıklar bende, elçilikler bende, o meşhur gökdelenler bende. Benim sokaklarımda tarih yazılır, senin sokaklarında ise sadece halı silkilir. Sen iç içe geçmiş apartmanlarınla navigasyonu bile bozuyorsun, ben ise ızgara planımla medeniyetin zirvesiyim.”
2. Perde: Demetevler’in “Sokak” Cevabı
Demetevler, o meşhur “İvedik Caddesi” esnafı edasıyla bıyık altından güler: “Yahu Kızılay efendi… Sen akşam 7’den sonra hayalet şehre dönüyorsun, benim buralarda gece 2’de bile ‘taze çekirdek var mı?’ diye dükkan açılır. Sen plazalarda asansör beklerken, benim teyzelerim balkondan balkona iple ekmek sepeti sallayıp lojistiğin kitabını yazıyor. Senin sokaklarında ‘resmiyet’ var ama benim sokaklarımda ‘samimiyet’ var. Sen bir evrakın peşinde üç gün koşarsın, ben mahalle bakkalına ‘yaz deftere’ der, dünyayı çeviririm.”
3. Perde: “Metro” Diplomasisi ve Oksijen Sınırı
Kızılay hafifçe terler: “Ama kabul et Demet, benim Metrom olmasa sen bir hiçsin! Her sabah binlerce insanı bana taşıyorsun.”
Demetevler yapıştırır cevabı: “Asıl sen sağ ol Kızılay! Her sabah o binlerce insanı senin o gri binalarına gönderiyorum ki memleketin çarkı dönsün. Ama akşam olunca hepsi koşa koşa bana, o sıcak ‘Demet’ havasına dönüyor. Sen işsin, ben ise yuvayım. Sen kravatsın, ben ise o kravatı çıkarıp derin bir nefes aldığın balkon sefasıyım. Üstelik senin Metron bende ‘yerin üstüne’ çıkıyor; yani Ankara’nın o meşhur ayazını ve gökyüzünü ilk ben selamlıyorum!”
SONUÇ: “RESMİ” ANKARA MI, “SAMİMİ” ANKARA MI?
Neticede; Kızılay bu şehrin beynidir, stratejisidir; Demetevler ise kalbidir, damarıdır. Kızılay’da “durum bildirir raporu” peşinde koşarsınız, Demetevler’de o raporun yorgunluğunu bir bardak kaçak çayla atarsınız.
Ankara’yı Ankara yapan da budur: Bir yanımız Kızılay gibi “vakur ve disiplinli”, diğer yanımız Demetevler gibi “hareketli ve diridir”.