Bazı türküler öylesine dinlenmez

Author: Özge Güneş

Published:

Last Modified:

Bazı türküler vardır… Sadece kulağımıza değil, kalbimizin en tenha köşesine dokunur. Ne bir melodi olarak başlar, ne bir ezgi olarak biter.

Onlar bir gönül bağına değil, bir ömre düğümlenir. Her dinleyişte değil, yaşanmış her şeyin içinde çoğalır.

Türkü dediğin bazen bir sitemdir; ama kimseye doğrudan söylenmez. Sözcükleri geniş zamanla değil, iç geçirmelerle konuşur.

Bir suskunluğu anlatır; sesinden çok, sessizliğiyle yakar. Bazı türküler, adı hiç anılmamış ama içte izi kalmış birini getirir akla. Bir bakışı, bir vedayı, ya da hiç yaşanamamış bir ihtimali…

Belki bir pencere önünü, belki uzun süredir çalmayan bir telefon zilini… Ve bazen bir türkü, o kişiden daha çok kalır sende. Çünkü giderken seni değil, türküleri bırakır ardında. Onları dinlemek bile cesaret ister.

Çünkü her notası bir dokunuş, her sözü bir hatırlayıştır. Dinledikçe değil, varlığına alıştıkça büyür içimizde. Unutulmaz sanılan ne varsa, o türkülerde yankılanır.

Zamanla bir şarkı değil, bir hâl olur. Yaşanır. Taşınır. Ama unutulmaz. Bazı türküler bize ait değildir. Ama biz, çoktan onlara ait olmuşuzdur. Sahibi bellidir ama adı yoktur. Herkes dinler, ama bir kişiyle denk düşer. Ve biz, o bir kişiyle çoktan hesaplaşmışken bile türküyle vedalaşamayız.

Çünkü bazı türküler, yalnızca birini anlatmaz… Bizi bize fısıldar. Sevgiyle kalın efendim