Atatürk’ün gizemli çeşnicibaşısı: Frederick Ensor

Author: Abdullah Kılıç

Published:

Last Modified:

Çeşnicibaşı, genellikle önemli insanlara sunulacak yemekleri olası zehirlenmelere karşı önceden tadan kişilere denir.

Birkaç mecrada Atatürk‘ün de çeşnicibaşı kullanıp kullanmadığıyla ilgili tartışmalar vardı fakat daha net bilgilerin sağlanması önem taşımaktadır. Bu sebeple, The Mirror gazetesinin 19 Aralık 1936 sayısı esas alınarak Atatürk’ün çeşnicibaşısı Frederick Ensor veya Müslüman olduktan sonraki adıyla Recep Pera ile ilgili birtakım enformasyon takdim edilebilir. Başlayalım…

Frederick Ensor isimli İngiliz genç, Çanakkale savaşları sırasında 52nci İngiliz taburunda Türkiye’ye gelen askerlerden biriydi. Mondros Ateşkes Antlaşması‘nı fırsat bilerek İstanbul’a kaçarak halı ticaretine başlamış fakat Osmanlı’nın çöküş silsilesi hayatın her yönüne olduğu gibi piyasalara da sirayet etmişti. Bundan dolayı farklı iş arayışlarına girerek dönemin resmi gazetesinde yayınlanan “Atatürk için çeşnicibaşı” iş ilanına rast gelir. Yıllık 3.000 sterlin, günümüzde ise neredeyse 45.000 dolara tekabül eden bir maaş sunan bu işe koskoca ülkede başvurabilen 6 kişi vardı sadece… Başvurdu ve yarım düzine insanın arasından seçilerek “Demokles’in Kılıcı” misali hayatına çeşnicibaşı olarak ilk adımını attı.

Atatürk'ün gizemli çeşnicibaşısı: Frederick Ensor
Atatürk’ün gizemli çeşnicibaşısı: Frederick Ensor

Yaptığı iş, öğlen saat 12’de başlayarak günde 2 defa M.Kemal için hazırlanmış yemekleri tatmaktan ibaretti. İhtişamlı tabaklarda gelen yemeklerin tadına bakıyor, 1 saat içinde herhangi bir sorun olmazsa yemekler, Atatürk’e sunuma hazır hale geliyordu. Tadım en fazla 1 saat sürdüğü için geriye kalan 23 saati, istediğini yapabilecek kadar boş geçiyordu fakat sürekli Atatürk’ün yanında bulunması gerektiğinden ek işler de çıkabilmekteydi. Örneğin akşamları cumhurbaşkanlığı köşkünde düzenlenen poker partilerine veya balolara katılmak durumunda kaldığı için M.Kemal’e gelen şarapların ve kahvelerin 15 dakika önce tadına bakarak beklemek durumunda kalırdı. Bununla birlikte atıştırmalık sandiviçlerin bile öncelikle onun ağzından geçerek “güvenli onayı” alması gerekiyordu.

1 Defa Zehirlendi

Net tarih belirtilmediğinden ötürü Frederick’in 1925’lerde işe başladığını varsayarsak 10 yıl içinde toplam 1 kere zehirlenme vakası yaşamış, kasılmalar neticesinde doktor çağrılmış ve kusturma hapları ile hayati tehlikeyi atlatarak görevine devam etmiştir. O gün Atatürk ihtiyat gereği ağzına bir lokma koymamış. Ardından vakit kaybetmeden bütün mutfak ekibinin işine son verilerek Kemal Paşa’nın hayatı garanti altında tutulmuştur.

Her ne kadar kelle koltukta bir iş yapmış olsa da işinin ilk senesi ajan olduğundan şüphelenildiği için yaptığı her hareket takip edilmiş, yemeklerle yalnız bırakılmamıştır. The Mirror haberine göre ilerleyen süreçte Atatürk kendisine o kadar güvenmiştir ki yanından hiçbir zaman ayırmamış, kendisini Türk gizli istihbarat servisine bile almıştır.

Çeşnicibaşı, genellikle önemli insanlara sunulacak yemekleri olası zehirlenmelere karşı önceden tadan kişilere denir.
Çeşnicibaşı, genellikle önemli insanlara sunulacak yemekleri olası zehirlenmelere karşı önceden tadan kişilere denir.

Sonuç olarak ne açık kaynak İngiliz arşivlerinde ne de başka bir sitede bu gizemli şahısla ilgili detaylı bir bilgi bulunmadığı gibi Türkçe kaynaklarda da bilgi mevcut değildir. Ülkenin kurucusu Atatürk’ün bu kadar yakınında, adeta canlı zırhı olan bir İngiliz vatandaşı olmuşsa, bu konunun daha detaylı üzerine gidilip daha sağlıklı sonuçlara varılması ve tarihin aydınlatılması gerekmektedir. Üstelik gazetenin iddiasına göre bu gizemli arkadaş istihbarat servisine bile kabul edilmişse…