Atanamamış ve dibi görmüş olan duvarcı Ferdi’nin hikayesi
Author: Hamit Keçecioğlu
Published:
Last Modified:
Şubatın sonlarıydı. Havalar iyice ısınmış bazı insanlar spor ayakkabılarıyla keyifle yürümeye başlamıştı. Yolun kenarındaki karlar su olmuş deliler gibi yolun aşağısına akıyordu.
Yalancı baharın gerçek belirtileriydi bu ve diğer yaşananlar. Evden erken çıkmıştım çünkü kahvaltıda babam beni çok kırmıştı. Dılgeş amcaya olan borcunu yani yedi bin lirasını geçen gün annemden zorla almıştım. Sözde iki katı yapıp getirecektim inşaatlarda çalışan babamın bu durumdan asla haberi olmayacaktı. Arkadaşımın internet kafesinde o para üç saat içinde bin liraya düşmüştü ve son bin lirayı da kaybetmiştim.
Şimdi ne olacaktı..? Emektar babama ve garip anneme ne diyecektim şimdi ben. Bizimkiler kumar oynadığımı öğrenmeden bu parayı anneme teslim etmeliydim. Kafeden çıkmış yalancı baharın o güzel havasında son sigaramı düşünceli düşünceli içmiştim. Evin önüne varmıştım. Durumu açık açık anlattım bilmeleri gerekiyordu. Çok ağladılar ve kızdılar. Haklılardı. O akşam gözüme gram uyku girmedi sabah ise onlar uyanmadan kendimi evden atmış sokağa çıkmıştım. 27 yaşındaydım ve fen bilgisi öğretmeniydim ancak atanamamış binlerce insandan sadece biriydim. 87 puan almış sonrasında ise mülakata çağrılmıştım ve puanım 72’ye inmişti. Oysaki bütün soruları doğru bilmiştim. Belki de bıyıklarımdan kırmışlardı onca puanı adaletli insanlar! 74 puan alan bir adam benim yerime güzel mahallemizin okuluna atanmıştı. Ailem şaşırmış ve aşırı üzülmüşlerdi ancak elden bir şey gelmiyordu ki. 2 yıl üç harfli marketlerden birinde çalıştım. O dönem ne uzadım ne de kısaldım. En son müdürün iftirası ile işten atılmıştım. Size yemin ederim ki o kasadan tek bir kuruş dahi almamış onların deyimiyle çalmamıştım. Fakat adım çıkmıştı kumarbaza hem kim inanırdı ki bir kumarbaza ? Kameralar var onlara bakalım diye itiraz etmiştim lakin itirazımı kaale almadılar. Ah Viyan sen bile bana inanmadın ve o hasetçi müdüre inandın.
Bu arada müdürle nişanladığını duymam uzun sürmedi şimdi bana neden inanmadığını öğrenmiş oldum. Hayırlı olsun diyesim yok çünkü sizden kimseye hayır gelmez. Müdüre denk gelirsem bana attığın o mesajları gösteririm kimle nişanlandığını bilsin değil mi zeki Viyan? Atanmış olsaydım her şey çok farklı olacaktı ah ulan dünya ah ulan sistem fakire ve kimsesize hep sağırsın. Mesela az önce lüks arabasıyla yanımdan geçen Erdem, Yusuf dayısının torpili sayesinde belediyede işe girdi zamanında.
Para karşılığında az ödevinin yapmamıştım o torpillinin. Hepinizin… İçten küfrümü etmiş ve parkın sonundaki banka oturmuştum. Kırık telefonum zangır zangır çalıyordu ve arayan babamdı ama açmaya cesaret edemedim çünkü sesini duyduğum anda çocuklar gibi ağlayacağımdan adım gibi emindim. O yüzden meşgule verip karşımdaki binanın ikinci katına odaklandım. Balkonda evli olduğunu düşündüğüm bir kadın çamaşırları asıyor ve kolundaki altın bileziklerin sesini yüreğimde hissediyordum. Korkmayın soymayacağım kadıncağızı. Ben belki kumarbazım ama hırsız değilim. Ki borçlarım vardı o yüzden kumara bulaştım. Çalıştım ama borcum hiç azalmadı. Arkadaşımın gazıyla bir gün bir kupon yaptım ondan sonrası ise bağımlısı oldum, iyice battım ve bittim. Hava kararmak üzereydi acıkmıştım ve delikli cebimde yalnızca eskimiş bir on lira vardı. Bakkala gittim o parayla da bir dal sigara aldım ve hunharca içtim. Sonum ne oldu ya da sigaradan sonra başıma neler geldiğini merak ettiğinizi düşünüyorum. Gelin ondan sonra yaşananları da anlatayım ve merakınızı gidereyim.
Babamla inşaatlarda çalışmaya başladım ve bu meşguliyet kumar bağımlılığımı da bitirdi. İki yıl içinde borcumda bitmiş, vicdanen rahatlamış ve bir daha da kumar oynamamak üzere tövbe etmiştim. Hem aramızda kalsın seneye babama araba almayı düşüyorum fakat önce annemin dişlerini yaptıracaktım. Çok şükür ki toparlanmak ve hayata devam edebilmek nasip oldu. Kolay olmadı ama sonu güzel oldu. O dönemler tüm renkler karanlık ve tüm sokaklar bana çıkmaz geliyordu ama şimdi ise her şey tam tersi olmuş ve aile olarak gerçek baharı yaşıyoruz.
Namerde, haine, şerefsize, torpilliye ve adilere inat savaşmaya devam edin. Gülün, gayret edin ve çabalayın. Abi en önemlisi ümitli olun, güzel hayaller kurun ve geçmişten ders çıkartın. Hayat eşi, benzeri ve tekrarı olmayan bir hediye bu hediyenin kıymetini bilin.
Sizlere küçük bir şiirle veda ediyorum. Allaha emanet olun.
Atanamamış bir öğretmendim,
Ancak hırsız değildim,
Bir illete düşmüş, kendimi kaybetmiştim.
Ancak hırsız değildim.
Hatalar yapmış, derin darbeler yemiştim.
Ancak kul hakkına girmemiştim.
Dayım vardı, torpilim yoktu.
Torpilim umudumdu, inancımdı.
Yediğim ekmek ise helalindendi.
Arabam yoktu ama keyfim çoktu.
Namerdin karnı ve gözü hep açtı.
Ve mutluluk; sabır, tevekkül ve şükürdü.
Duvarcı öğretmen Ferdi.