Aşk yazarı Mustafa Çifci ile söyleşi
Author: Betül Fırat
Published:
Last Modified:
AI Context Summary
Mustafa Çifci, aşk edebiyatına önemli katkılarda bulunan ve "Aşk Yazarı" markasını tescilleyen bir yazar olarak, aşk ve sevgi üzerine derin düşüncelerini paylaştı. Çifci, yazılarında kendi deneyimlerinden yola çıkarak aşkın değişmediğini ve insanın yalnızlık hissini vurguladı.
- Mustafa Çifci, Kastamonu doğumlu olup işletme, sosyal hizmetler ve sosyoloji alanlarında eğitim almıştır.
- "Aşkın Adı Sevişmek Değil" ve "Aşkta Haram Olmaz" gibi eserleri ile tanınmaktadır.
- Aşk yazarı olarak, aşkı ve sevgiyi toplumsal huzurun temel unsurları olarak görmektedir.
- Çifci, insanın yalnız olduğunu ve acıların bireysel olarak yaşandığını belirtmektedir.
- Sevgi ve aşk arasındaki farkı, sevginin daha geniş bir yelpazede yer alması olarak tanımlamaktadır.
- Kitap okumanın insanı güçlendirdiğini ve toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretebileceğini savunmaktadır.
Yazdığı kitaplar ve sözlerle aşk edebiyatına önemli katkılar sunan, aşkın en seçkin, en çok okunan yazarlarından biri olan, basında “Aşk Yazarı” olarak kendi markasını oluşturan yazar Mustafa Çifci ile birlikteyiz.
Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz.
Kastamonu doğumluyum. İşletme, Sosyal Hizmetler ve Sosyoloji lisans mezunu olup aynı zamanda Psikoloji Uzmanlık, Koçluk Mesleki Eğitmenliği ve NLP Uygulama eğitimleri ile Gedik Üniversitesi Yaşam Koçluğu eğitimini tamamladım. Sosyoloji alanında çalışmalar yaptım. Edebiyata ilk şiirim, “1985-Gençlik Yılı” adına düzenlenen yarışmada, “Azize” adlı uzun şiiriyle şeref ödülü alarak giriş yapmıştım. “Aşkın Adı Sevişmek Değil” adlı deneme kitabı (1999) çok satanlar listelerinde yer aldı, “Aşkta Haram Olmaz” eserim büyük ilgi gördü, 4 baskı yaptı. * Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, Biyografya – Ünlüler Ansiklopedisi, Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi gibi önemli eserlerde yer aldım.
Aşk yazarı markanız tescilli, değil mi?
Evet, T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir. Ben kaçak isim kullanmam. Sözümle ne dediysem, yaptıklarım ve yazdıklarım da aynıdır.
Aşk yazarı ne demek? Neyi yazar aşk yazarı?
Aşkı, sevgiyi yazar. Çünkü aşkın ve sevginin yokluğunu kavgalar doldurur. Aşk ve sevgi toplumsal huzurun ilk adımıdır. Toplumun sosyal düzeni bu yoldan geçer. Sevgi, aynı dili konuşabilmektir. Devletleri, milletleri bir arada tutan en büyük değer, konuşulan dildir. Dil ise sevgi demektir. Aynı dili konuşabilenler anlaşır, anlaşabilir.
İnsan neye doyamaz, diye bir soru sorsam, cevabınız ne olur?
İnsan her şeye doyar. Yalnız bir sevgiye, sevilmeye doyamaz. Gezmelere, tozmalara da doyar. Ne yerse yesin doyar. Giyime de doyar. En lüks, en pahalı giysilere de doyar. Hatta an gelir, bir deniz kenarında sıradan bir şortla en rahat hissettiği yer olabilir. Bir bebeği öpmeye, bir çiçeği koklamaya, yardıma muhtaç olan bir eli tutmaya doyamaz…
Yazılarınızda beslendiğiniz alanlar nelerdir? Kimi anlatıyorsunuz?
Yazdıklarım sadece benim kendi yaşantılarım diyebilirim. Ben yaşamadığım ve hissetmediğim hiçbir şeyi yazamıyorum.
Aşk değişti diyorlar, doğru mu?
Aşk Yazarı Mustafa Çifci: Hayır, yanlıştır. Her şey değişir aşk değişmez. Dünyada yaşanan her şey; savaşlar, yokluklar, acılar her şeyi değiştirmiş ama insanın öz sevgisini, öz aşk duygusunu hiçbir şey değiştirememiştir.
Onsuz yaşayamam, ayrılırsam ölürüm, diyenlere ne dersiniz?
Yanlıştır. Zamanla her duygu değişir, bugün iyi olan yarın kötü olabilir. İlişkilerin yolunu belirleyen çıkar ilişkileridir. Zaman ve mekanlar değiştiğinde tercihler de değişecektir.
Hatta bir zamanlar canım dediklerinizle öyle bir gün gelir ki, bir yaprak gibi gönlünüzden düştüğünü görürsünüz. Duygularınız birbirine karışır. O yakınlarınızdan bir yabancıdan kaçar gibi uzaklaşmak istersiniz…
İnsan sevdiği kadar mı sevilir?
Aşk Yazarı Mustafa Çifci: Yanlış. İnsan sevdiği kadar ne sevilir en de sevilmez. Karşımızdaki insanın gönlünde ne kadar yerimiz var, bunu bilmek mümkün değildir. Bazen biz sevdiklerimize az geliriz, bazen de sevdiklerimiz bize yeterli gelmez.
İnsan yalnız mıdır?
Evet. İnsan yalnızdır. Acısını, hastalığını, üzüntüsünü, karşılıksız aşkın acısını tek başına yaşar. Bazen yapayalnız hissedersin kendini, tek başına ve her şey kalbine dokunur…
Sevgi nasıl çoğalır?
Sevgiyi çoğaltan sadece sevgidir. Sevgi, sevgiyle çoğalır. Sevgi, duygu boşluklarını kapatır. Yıllarca evli kalıp sonradan ayrılan çiftlerin ana nedeni aradaki duygusal boşluktan gelir. Aradığını bulamamış olmanın düşüncesi ayrılığı getirir. O yolda iki kişi değil yalnız olduğunu hissettiği an ayrılmaya karar verir.
Öz aile kavramınız var, öz aile ne demek size göre?
Öz aile; anne, baba, kardeş ve çocuktur. Eşten ayrılıp kopabilirsiniz ama öz ailenin mezarları bile aynı yerdedir. Evlenip, başka yerde yuvasını kuran kızın kalbinin bir yarısı baba ocağında kalır. Ne kadar çok âşık olursanız olun, çılgınlar gibi, onsuz yaşayamayacak gibi olursanız olun, zaman, mekân, para pul değişince, duygu düşüncelerde değişir. Bir değil binlerce sevgili olacak kadın- erkek bulursunuz! Ama asla bir daha bulamayacağınız iki insan var hayatınızda! Birisi Anne, diğeri Babadır.
Aile de en mutlu zaman dediğiniz süre ne zaman?
En mutlu aile zamanı, kimsenin evden ayrılmadan, evlenip başkalarına karışmadan, hesaplar bölünmeden önceki yaşamlardır.
Bazı şeylerin tarifi yok diyorsunuz, nedir bunlar?
Çok doğrudur. Bazı anların tarifi yok; tüm ailenin bir yemek masasında buluşup neşe içinde yemek yemeleri gibi, yaşanmadan anlatılamaz. Askerden dönen bir çocuğun yaşattığı o gurur, elindeki kınasıyla, evlenip ayrılan kızın garip hüznü ile sevinci, uzun zaman aradan sonra evine dönen bir baba ya da annenin çocuklarına sarılışındaki o sevginin, o mutluluğun tarifi… Var mı? Yok! Yaşanmadan anlatılamaz dediklerimize sadece birer örnek…
Güzel tanımınız nedir? Fiziksel güzellik midir?
Güzele 40 günde doyulur, tatlı dile bir ömür doyulmaz. Hani derler ya, ömrümden ömür alıp ona versin diye, güzellik ve sevgi böyle bir şeydir. İnsanları birbirine bağlayan ruhsal güzelliktir. Eğer iç dünyanız denk değilse karşınızdaki dünya güzeli olsa bir anlamı olmaz…
Sevgi ile birbirine bağlı olmakla, aşkla birbirine bağlı olmak arasındaki ayrım çizgisi nedir?
Aşk Yazarı Mustafa Çifci: Bu konuda araştırma yapılmış: sevgiyle bağlı olanların %57 si eşini ya da sevdiğini aldatabileceğini söylemiş, aşkla bağlı olanlar ise sadece % 8 si belki aldatabileceğini söylemiş. Âşık olan aldatmaz. Aşkta çıkar yoktur. Âşıksa âşıktır. Sevginin yansıması farklı olabilir. Size iyi davrananları sevebilirsiniz ama âşık olamazsınız. Sevgi yaşayarak büyür. Yani sevgi objektif, aşk sübjektiftir. Aşk, bireyseldir, kıskançtır.
Sanat hakkında düşünceleriniz nedir?
Sanatın gücü, duyarlılık ve farkındalık yaratabilecek güçte olmasıdır. Farkında olabilmek, yaşanan sorunları görebilmek, sorunlara anlık değil, kalıcı çözümler üretebilmesini sağlar. Bireylerin farkındalık düzeyinde olması ise, toplumun aydınlık haritasının göstergesidir. Sanatçı dediklerimiz ise, toplumun içinde değil, toplumun bir adım önünde olabilen insanlardır. Toplumun içinde olanlar toplumdan birisidir oysa sanatçı ve liderler daha aydınlık yarınları görebilenlerdir…
Kitap okumak- okumamak, kitaplar insana ne sağlar?
Kitap okumak, insanı daha güçlü yapar! İnsan, bir kitabı okuduktan sonra düşüncesi değişir. Her kitap, gökyüzüne açılan yeni bir pencere gibidir. Aydınlık yarınlar hep okumanın yolundan geçer. Dünya haritasında, okuyanlarla, okumayanları bir karşılaştırın, farkı göreceksiniz. Kitap, uygarlığa giden tek yoldur. Kitap kavgayı önler. Şiddeti önler. Kitap, canlıların, doğanın kısaca yaşamın anlamını öğretir.
Kitap, insanı öğretir. Kadını öğretir. Aşkı öğretir. Sevgiyi öğretir. Ve kitabın okumayan yerlerde, mürekkebin yerine gözyaşının kanın daha fazla aktığı sözü çok doğrudur.
Mutlu aşk olmaz derler, doğru mudur?
Yanlıştır. Bir ilişkiyi sadece son olaylarıyla değerlendirmek son derece hatadır. Sonuç ayrılmak kötü olabilir ama öncesinde mutlu anları yaşamıştır. Sonuçta biz acı çekelim diye bir ilişki, bir aşk, bir evlilik başlamaz.
Şu ana kadar sohbetimizi okuyan ve bizlere eşlik eden dostlara son olarak ne söylemek istersiniz?
İnsana huzur vermeyen, sağlığından eden her şey olmaz olsun. Bir işin sonunda gözyaşı olacaksa, parası da zenginliği de, yeraltı petrol yatakları da olmaz olsun. Altınları da batsın. Sahi ya, hayatımızda hiç altın olmasa ne değişir? Bir buğday tanesi kaç ton altına karşılık gelebilir? Tüm altınlar da denizin dibine batsın. Bilimin önceliği hastalıkları yok etmek olmalı. Acı ve gerçeğin yolları hep farklıdır ama kaynak tek insandan çıkar. Silahı yapan da bilim, ilacı yapan da insandır. Aşk, Yaşam, Hayatın tadı hepimizin olsun. Bir tek hayatımız var. Ve ölüm karşısında hepimiz eşitiz.
Yalan söylemek hakkında ne dersiniz?
Yalanın olduğu yerde doğrunun kıymeti olmayacağı için yalandan nefret ederim. İlişkilerin devamını doğru sözler belirler. Bir yalan binlerce doğruyu yok edebilir.
Acılar insanı olgunlaştırır derler, sizce doğru mu?
Acıların insanları olgunlaştırdığı, değiştirdiği doğru olsaydı yeryüzünde acı kalmazdı.
Neden dev aşkların sonu hüsran oluyor?
Aşk duygusu, aranan, özlenen, duygusal olarak doyum sağlanan her şey, doyduğunda biter. Aşkta biter. Sevgi bitmez. İlişkiler iyileştikçe, insanların birbirine desteği arttıkça sevgi artar.
Neden başladığı gibi sürmez ilişkiler?
Aşk Yazarı Mustafa Çifci: Güncel yaşamda değişen her şey duygularımızı düşüncelerimizi de değiştirir. Başlarken farklıdır, zamanla beklentiler de değişir bu yüzden ilişkilerde değişecektir.
Gelecekte neler yazmayı planlıyorsunuz?
Aşk Yazarı Mustafa Çifci: : Hiçbir şey planlamıyorum. Ne yazacağımı da bilmiyorum. Çünkü neyi yaşayacağımı bilmediğim için neyi yazacağımı nasıl bilirim. Yazacaklarımın konusunu yaşadığım hayat verecek. Yaşamadan, deneyimlemeden ne aşk hikâyeleri yazabilirim, ne de aşk şiirleri. Ben yaşadıklarımı, gördüklerimi yazan bir yazarım. Ben yaşamadan, görmeden, kurgu üretip dayanağı olmayan, yapay, sahte, hissedilmemiş duyguların yazarı değilim.
İyi insan, doğru insan tanımı size göre nedir?
Aşk Yazarı Mustafa Çifci: İyi insan, güvenilir insan demek, iyi günde aldığın dostlarının özel sırlarını kötü gün de ortalığa sermemektir. Erdem sahibi olabilmek bunu gerektirir. Komşularımız bize evlerinin anahtarını tatile giderken verebiliyorlarsa biz güvenin kalelerini kurmuşuz demektir. İyi insanların işleri güçleri hep rast gitsin, zenginlikleri, varlıkları, sağlıkları hep çoğalsın. Ey güzel insanlar, hep iyi olun, her zaman çok daha, çok çok iyi olun.
Teşekkürler…
Ben teşekkür ediyorum.