21.9 C
Ankara
25.6 C
İstanbul
30.1 C
İzmir
26 Eylül 2021, Pazar
Diğer
    Ana SayfaYazarlarAnlatılmamış gerçek bir aşk hikayesi: Mem ile Zin

    Anlatılmamış gerçek bir aşk hikayesi: Mem ile Zin

    Avatar of ebru i̇ba
    Ebru İbahttps://haberton.com/
    Ebru İba, İstanbul'da yaşıyor. 6 yıldır İngilizce öğretmenliği yapıyor. Haziran 2021'de "BEN SANA GEÇ KALDIM" isimli kitabını çıkardı. Bir şiir kitabı da basım aşamasında. Üçüncü kitabını çıkarmaya çalışıyor. Yazı yazmayı ve film izlemeyi çok seviyor.

    Haftanın Öne Çıkanları

    Bugüne kadar pek çok aşk hikâyesi dinlemişsinizdir eminim ki. Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre ve daha niceleri.

    Aşina olduğumuz aşk hikâyelerinin dışında, aslında duymadığınızı düşündüğüm destansı gerçek bir aşk hikayesi anlatmak istiyorum sizlere. Mem ile Zin… Kürt edebiyatına da konu olmuş gerçek bir aşk hikâyesi. Şimdi kendinizi bu aşkın büyüsüne kaptırmaya hazır olun.

    Nevruz; Baharın, yeni günün bayramı kabul edilir. Bundandır ki Cizre bölgesinde de insanlar kendilerini şenliğin, bayramın, baharın kucağına atarlar. Özellikle de bekarlar, birbirini sevenler, sevgililer… İste hikâyemizde böyle bir gecede başlıyor. Adı Mem ile Zin’dir hikâyemizin.

    Geçmiş zamanlarda Botan’da bir Bey yaşar. Bey’in iki kız kardeşi vardır. Güzellikleri ve asaletleri dillere destan olmuş iki kız, Siti ve Zin. Güzelliklerini görmemiş olanlar bile bu iki genç kızdan bahseder dururlar. Bu güzellik aşıklarının arasında Tacdin diye bir genç de vardır. Soyu ve asaleti belli olan bir gençtir bu. Babası, kılıç ustası cengâver İskenderdir.

    Tacdin, bir genci kendine kardeş bilir, üstelik öz kardeşlerinden daha da kardeş… O Tacdin’in sevinç ve gam ortağı olan Mem’den başkası değildir. Mem bir katibin oğludur. Mem ve Tacdin’in Siti ve Zin’e daha onları görmeden başlayan sevdalarını bilen bir dostları, kızların şenlik alanında olacağını söyler gençlere. Mem ve Tacdin de tebdili kıyafetle alana giderler. Kızlar görünce bu iki delikanlıyı gönlü ve canı birbirine kayar aşıkların.

    Konuşarak kirletmezler o anı sadece gözler değer birbirine ve yüzükleri değişirler parmaklarındaki. Ne şuur ne akıl ne hafıza kalır o an…

    Anlatılmamış gerçek bir aşk hikayesi: mem ile zin
    Anlatılmamış gerçek bir aşk hikayesi: Mem ile Zin

    O günden sonra birbirlerine haber gönderme yolları ararlar. Yemeden içmeden kesilmiştir bu sevdalılar. Kızlar dadılarına açarlar dertlerini. Dadıları da gençleri bulup haber gönderir gelin ve isteyin kızları diye. Velhasılıkelâm ilk olarak Tacdin istetir Siti’yi kendine.

    Bey ise sever Tacdin’i epeyce. Verir gönül rahatlığıyla kız kardeşini bu yiğide. Beko(Bekir) girer günler sonra devreye. Beko, Bey’in uşağıdır. Dikendir Beko, kötülüğün fesatlığın vücut bulmuş halidir. ‘ Tacdin sizden habersiz Zin’i Mem’e sözlemiş’ der Bey’e. Bey’in zoruna gider bu sözler ve o an Zin’i Meme vermeme konusunda büyük yemin verir.

    Bunu duyan Zin yemek yemez, uyumaz günlerce. Dadısı, Bey’in ava gittiği bir gün Zin ile Mem’i bahçede buluşturur. Beko, her şeyi görür ve farklı bir şekilde Bey’e yetiştirir. Bir plan yaparlar birlikte. Mem’i Beylerin de olduğu bir yemeğe çağırıp sevgilisi kim öğreneceklerdir. Mem Satrançta yenilirse sevgilisini açıklayacaktır, şart budur.

    Tabii ki bu plan da yine Beko’dan çıkmıştır. O gün geldiğinde ilk üç oyunu Mem kazanır. Beko bakar ki Mem yenecek, Zin’in odasına bakan tarafa hileyle Mem’i alır. Zin’i görüp aklı, şuuru giden Mem yenilir. Ve şart gereği sevdiği kızı itiraf eder. Ağzından Zin ismi çıkıp itiraf sonlanınca Bey onu zindana attırır. Tam bir sene geçmiştir. Zin de Mem de yavaş yavaş eriyordur. Beko, Bey’i yine doldurup Mem’in zehirlenmesine neden olur.

    Bey, Zin’in odasına gidip Mem ile artık evlenebileceklerini söylese de Mem zindanda çoktan can vermiştir. Cenazede Beko’yu gören Tacdin, kardeşinin acısına dayanamayıp Beko’yu öldürür. Zin ise kendini sulara bırakmıştır. Zin ölmeden önce abisine Mem ile arada perde olmadan yan yana gömülmeyi vasiyet eder. Bu vasiyeti uygulanır. Beko’yu suçlamaz Zin. Onun, aşklarının bu denli kutsal olmasında büyük rol oynadığını düşünür.

    Bugüne kadar pek çok aşk hikâyesi dinlemişsinizdir eminim ki. Leyla ile mecnun, kerem ile aslı, ferhat ile şirin, tahir ile zühre ve daha niceleri.
    Bugüne kadar pek çok aşk hikâyesi dinlemişsinizdir eminim ki. Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre ve daha niceleri.

    Ve Beko’nun da onların mezarlarının ayak ucuna gömülmesini vasiyet eder. O, Zin’e göre iki gülün yanındaki dikendir ve güller dikensiz olmaz. Evet, okuduğunuz bu hikâye gerçek. Hatta Zin ile Mem’in mezarları Şırnak ili Cizre ilçesi Abdaliye Medresesinin bodrum katındadır. Ayak uçlarında ise Beko… Rivayet edilir ki sonradan iki fidan yetişmiş Mem ile Zin’in mezarında, kolları birbirine dolanan… Beko’nun mezarında yetişen kara çalı da kendini o iki fidanın arasında büyütüp kavuşmalarına diken olmuş. Kimisi can için ister cananı, kimisi canan için verir canı… Kimisi kavuşmak ister Siti ve Tacdin gibi kimisi aşkı seçer Mem ve Zin gibi…

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler

    İlgili Haberler