TRY - Türk Lirası
EUR
16,8155
USD
15,9201
GBP
19,8818
CNY
2,3786
16.5 C
Ankara
18.7 C
İstanbul
22.7 C
İzmir
23 Mayıs 2022, Pazartesi
Diğer
    Ana SayfaYazarlarAma yetmiyor bana, yetmiyor...

    Ama yetmiyor bana, yetmiyor…

    Züleyha Palo
    Züleyha Palohttps://haberton.com/
    Züleyha Palo 1983 Erzurum doğumlu, Kendinin farkına vardığından beri kitap okuyor Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nünden mezun oldu ve şuan öğretmenlik yapıyor.

    Haftanın Öne Çıkanları

    Kaçı kaçla toplamalısın tamamlanmak için. Bunu hiç düşünme ve yalnızlığını sorgulama! O kadar çok şeye ekledim ki kendimi, o kadar çok şeye yamamaya çalıştım. Ama yetmiyor bana, yetmiyor. Anlayabiliyor musunuz?

    Eksikliğim bitmedi ve anladım insanın en anlamlı anı yalnızlığı… Orda kendine ve Tanrı’ya yaklaşıyorsun çünkü… Ağlarken, dua ederken, kendinle baş başa kalırken, düşünürken ve hissederken Tanrı’ya yaklaşıyorsun… Bana hak vermelisin sevgili okur… Dahil olmaya çalışmak asla şart değil, dışarıda kalmak asillik… Denedim, biliyorum… Bu yüzden kendinle ol hep; ne geç kendini ne de geride kal… Kendinle kal; neysen o, sadece o… Bu, yeter!

    Günlerin, saatin tik taklarının deli gibi akıp gittiği bu dünya zamanlarında deli gibi kitap okuyorum iyileşmek için… Ama yanılmışım; bazı kitaplar, bazı cümleler, bazı tarihe tanıklıklar, bazı zamanların “ah” ları, bazı çocukların çalınmış hayatları, bazı yetemeyişler, bazı sevgisizlikler, bazı kaybolmuşluklar, bazılarının çaresizlikleri hasta ediyor insanı…

    En çok da çocukların çaresizlikleri, en çok da bu!… Bir cümle kurmuştum yıllar öncesinde “Bana bir çocuğun mutsuzluğundan, gözlerindeki bakışsızlıktan bahsetmeyin, kalbim ağrır, iyileşemem…” Bu cümleyi 2. Dünya Savaşı konulu bir kitap okurken bu günlerde, yine kuruyorum… Kitabın her sayfası kalp ağrısı, ama çeviriyorum sayfalarını boğazım ve gözlerim dolarak çeviriyorum, kalbim ağrıyor ama tarihe tanıklık etmek zorundayım, böyle hissediyorum… Bilmek ve katlanmak… Zor…

    Okuduğum kadarı ile Nazi Almanyası ve Hitler! zulmünün sadece Yahudileri katlettiğini biliyordum ama öyle değil. Almanya ve Rusya 2. Dünya Savaşı’nda birbirini acımasızca katlederken yirmi milyon Rus hayatını kaybediyor… Yirmi milyon… Ve bunların içerisinde çocuklar da var… İşte burası, tam burası… Ölen çocuklar… Nasıl bir suç işlemiş olabilir iki, üç, dört, beş, altı, on iki… yaşında bir çocuk?…

    Tanrı ve tarih sizi affetmeyecek… Elimdeki kitap Svetlana Aleksiyeviç’in kaleme aldığı Son Tanıklar… O insanlık utancı savaştan bir mucize ile kurtulan çocuklar anlatıyor yıllar sonrasında yıllar öncesini… Yüz öykü, yüz kalp ağrısı, yüz insanlık utancı, yüz inanılmaz öykü… Ve belki de dahası var, dahası ah… Bazılarını kısaca anlatayım…

    Ama yetmiyor bana yetmiyor 2 - yazarlar - haberton
    Ama yetmiyor bana, yetmiyor…

    Şu köşeye saklansam beni görürler mi? Ama annem kaldı silahlı askerlerin arasında… Annem beni korurdu, annem kaldı silahlı canilerin arasında… Ben de onu korumalıyım diye düşündüm çokça ama saklandığım köşeden çıkamadım… Sonra silah sesleri kesildi, herkes dağıldı… Meydana doğru yürüdüm… Etrafta yatan onlarca insan, hepsi ölü… Ayaklarımda bir sıcaklık hissedince aşağı baktım… Ayaklarım kan içerisinde idi…

    Ağlamayı bilmem ben, o anın armağanı, kanım donmuştu gördüklerim karşısında, ağlamayı bilmem, en zor olanı bu… Sonra bir metre yakınımda bir kadın gördüm… Elbisesini tanıdım… Annem… Yüzüne baktım… Yüzünü kurşunlamışlardı… Annem çok güzel bir kadındı benim… Neden yüzünü kurşunlamışlar… Diz çöktüm ve ağlamaya çalıştım, haykırıyordum, bu ağlamak mı? Ağlamayı bilmem… Beş yaşımdaydım o yıl… Teyzem geldi, aldı beni… Teyze neden annemin yüzünü kurşunlamışlar, o çok güzeldi dedim… Ağladı…. Ağladım…

    Anımsıyorum, kahretsin anımsıyorum. Neden unutmak mümkün değil… Üç yaşımda idim ve anımsıyorum… Annem bir çocuk yuvasının önüne bıraktı ve Nadya git dedi bana… Benimle kalırsan ölürsün, yaşamanı istiyorum git oraya… Sakın dönüp ardına bakma… Git… Gittim… Arkama bakmadım, baksa idim ölürdüm… Ayrılamazdım annemden… Bakmadım ve yaşadım… Annemsiz… Yıllar geçti, ölmedim, annemsiz, ölmedim mi sandınız? Yıllar geçti, on iki yaşımdaydım… Yurt görevlisi eğitmen yanıma geliyor bir kadınla… Bu senin annen diyor, seni almaya gelmiş ve ben annemi tanıyamadım… Bu ölmek değil mi idi, annemi tanıyamadım…

    Sonra o kadına “Size nasıl hitap etmeliyim?” diye sordum. Annenim ben senin Nadya, kırılmam tanımadığın için, üç yaşında idin, dedi. Uzun süre anneme “Siz” diye hitap ettim… Sonra bir akşam “Nadya sana sakın dönüp arkana bakma demiştim, hatırlıyor musun?” diye sordu… Hatırladım, o anı hatırladım, sıkıca sarıldım o kadına ve hayatımda bu kelimeyi ilk kez kullandım…. Anne… Annem… Teşekkür ederim…

    Karanlık bir gece vakti… Köyümüzün üstünde Nazi uçakları vızır vızır… Her saniye nasıl böyle bomba bırakabiliyorlar, nasıl… Bir çukur kazmıştık bahçede… Babam sen alt tarafa uzan ve ben de üzerine uzanmalıyım… Hayatta kalmanı istiyorum dedi… Öyle yaptık… İki saat boyunca öylece kaldık… Ve bombalandı her taraf… Her taraf… Tanrı’m ne zaman bitecek… Bitti… Baba diye seslendim… Baba… Baba… Ses yok, zordu… Babam beni yaşatmayı başarmıştı kendisi ölerek… Zordu….

    Bunlar ve bunlara benzer yüz öykü, yüz kalp ağrısı, yüz insanlık utancı… Kendi cümlelerimle o kalp ağrısı temaları özetlemeye çalıştım… Kitap okuyup iyileşecektim… Olmadı… Çocuklar diyorum çocuklar bu savaşları hak etmiyor… Neden hak etsinler ki… Ve üç dört gün içerisinde bir bayram sabahına nasıl uyanacağımı korku ile düşünüyorum… O gücü bulabilecek miyim kendimde…

    Muhtemelen alışkanlık ve büyük bir saygı ile babamın odasına götürecek ayaklarım beni… Oturduğu köşeye bakacağım, yok… Zor olacak… O anda gözyaşlarım bana yardımcı olacaktır, çünkü içte kalınca zor… Kalbimi söndürmem gerek… Annemi üzmemek için kendimi kontrol etmeye çalışacağım… Dönüp annemin elini öpeceğim bu bayram, sadece annemin elini… Zor… Seni her gün anıyorum baba saygı, özlem ve minnetle… Dua ediyorum ve kalbim unutmadığını fısıldıyor…

    Takvim yapraklarını saklıyorum… Sadakatimi, sevgimi, özlemimi, minnet borcumu melekler getiriyor mu? Bunu keşke bilebilsem… Hayatta ise anne babanız onlara çokça sarılın ve dokunun sevgi ile, çokça… Ben öyle yapıyorum şimdi, anneme akşam sabah sarılıyorum, bıkıyor belki kadın, yeter Züleyha tamam diyor…

    Ama yetmiyor bana, yetmiyor… Anlayabiliyor musunuz?

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler