7 işçinin öldüğü kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin davanın ilk duruşması başladı
Author: Haberton
Published:
Last Modified:
AI Context Summary
Kocaeli'nin Dilovası ilçesindeki kozmetik fabrikasında meydana gelen yangında 7 işçinin hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın ilk duruşması Kandıra Ceza İnfaz Kurumu'nda başladı. Duruşmada 16 sanık yargılanıyor.
- Yangın, 8 Kasım'da saat 09.00 sıralarında Dilovası'ndaki bir kozmetik fabrikasında çıktı.
- Yangında hayatını kaybedenler arasında 55 yaşındaki Şengül Yılmaz ve 16 yaşındaki Cansu Esetoğlu da bulunuyor.
- 11 şüpheliden 4'ü 'Olası kastla öldürme' suçlamasıyla tutuklandı.
- Kurtuluş Oransal, tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
- İddianamede, bazı sanıklar için 7'şer kez müebbet hapis cezası istenirken, diğerleri için 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
- Duruşma, geniş güvenlik önlemleri altında Kandıra Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçekleştiriliyor.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikasındaki yangının ilk duruşması Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde başladı.
16 kişinin yargılandığı duruşma öncesi cezaevi önünde geniş güvenlik önlemi alındı.
Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir kozmetik fabrikasında, 8 Kasım’da saat 09.00 sıralarında yangın çıktı. Yangında Şengül Yılmaz (55), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17), Cansu Esetoğlu (16), Esma Gikan (65), Hanım Gülek (65) ve Tuncay Yıldız (48) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheliden şirket sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, ‘Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman Akat ve Onay Yürüklü, ‘Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklandı. Şüphelilerden G.B., H.E., Ö.A. ve G.D, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
30 Kasım’da tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetti.
4 Sanığa ‘Olası Kast’tan, 8 Sanık İçin ‘Bilinçli Taksir’den Ceza İstendi
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 91 sayfalık iddianamede; İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ‘Olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ‘Nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede ayrıca, Ümit Çelik, Ünal Arslan, Muhammet Dayıoğlu, Seyfullah Çelik, Caner Özgür Yıldırım, Özcan Yıldırım, Özkan Yıldırım ve G.D. hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis istenirken, Ali Osman Akat, Onay Yürüklü, Ö.A. ve A.B.’nin ise ‘Suçluyu kayırma’ suçundan 5’er yıla kadar hapsi istendi. İddianame Gebze 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İlk Duruşma
16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Gebze Adliyesi’ndeki salonun yetersiz olması nedeniyle Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde yer alan 250 kişilik salonda görülmeye başlandı. Sanıklardan Ö.A. ve A.B.’nin firari olması nedeniyle 14 sanık duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşma geniş güvenlik önlemleriyle başlarken, salona sanıkların yanı sırada müşteki ve mağdur yakınları ile taraf avukatları da alındı.
‘Tüm Sorumlular Yargı Önüne Çıkana Kadar Mücadele Edeceğiz’
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin davanın ilk duruşması öncesi, mağdur aileler adına açıklama yapan Avukat Sevgi Evren, “Kaçak binaya yıkım emri verip uygulamayanlar, şikayetlere rağmen denetim yapmayan Çalışma Bakanlığı müfettişleri ve belediye yetkilileri neden hala görevlerinin başındalar? Gerekçeleriyle birlikte isim isim savcılığa sorumlular listesi vermemize rağmen neden hala ifadeye bile çağrılmadılar? Yıkım emri verip verip kaçak binada üretim yapılmasına göz yumanlarla katliamın hemen ardından binanın yıkılmasını sağlayanlar aynı kişiler ve delillerin yok edilmesine yönelik bu hamlelerini hiç unutmayacağız ve tüm sorumlular yargı önüne çıkana kadar mücadele edeceğiz” dedi.
Her Yetkili Yargılanmalı
Avukat Evren, her bir yetkilinin yargılanması gerektiğini ifade ederek, “Duruşmanın ‘güvenlik’ bahanesiyle adliyeden alınarak bir cezaevi kampüsüne hapsedilmesi, bu davanın toplumun gözünden kaçırılmak istendiğinin de kanıtıdır. 18 yaşından küçük çocuklarını, annelerini ve kardeşlerini kaybeden aileler olarak soruyoruz. Kimi, kimden koruyorsunuz? Tehlikeli kimyasallarla çalışan, ruhsatsız ve kayıt dışı çocuk işçi çalıştıran bu ‘ölüm tesisinin varlığına göz yuman her bir yetkili yargılanmalıdır” diye konuştu.
Adalet Arayışımızdan Vazgeçmeyeceğiz
Evren, ayrıca, “Bu yıkım kararını uygulamayan belediye başkanlarından zabıtalara, denetim görevini yapmayan bakanlık yetkililerinden şirket ortaklarına kadar herkes yargı önüne çıkmalıdır. Birlikte kazandınız, ihlallelere, ihmallere göz yumdunuz, birlikte sorumlu olacaksınız. Biz sevdiklerini kaybeden aileler olarak; vardiya amirinden belediye başkanına, marka sahiplerinden müfettişlere kadar her bir sorumlunun hesap vermesini istiyoruz. Davamızı cezaevi kampüslerine de götürseniz, dünyanın öbür ucuna da götürseniz adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
FABRİKA SAHİBİNİN OĞLU SAVUNMA YAPTI
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin ilk duruşmada tutuklu sanık, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal’ın oğlu İsmail Oransal savunmasını yaptı. Oransal, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, şirketteki yönetim pozisyonunun sadece kağıt üzerinde olduğunu savundu.
Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu olduğunu belirten Oransal, şirket yapılanmasına ilişkin şunları anlattı:
“2014 yılında babam ile annem boşandı. Biz bu süreçte annem ile kalmayı tercih ettik ve kozmetik işi ile uğraştık. Babam borçları olduğunu, bu borçları ödeyebilmek için üretim yeri açmak istediğini söyleyerek borç istedi ve bizim üzerimize şirket kurdurttu. Oraya gitmişliğim yoktur. Sadece 6 ayda 3 kez babamı ziyarete gittik. Bu sebeple orayı yönetmem mümkün değildir. Fabrikadan maddi kazanç elde etmedim. Çalışanların hiçbiri ben ve abimden emir almamışlardır. Biz abimle yönettiğimiz farklı 2 firma nedeniyle yurt dışında fuarlara katılır, kendi markamızın ürünlerinin satışını yapardık.”
‘BİZİ YURT DIŞINA KAÇIRACAĞI İDDİASI HAYAL ÜRÜNÜDÜR’
Olay günü yaşananlara da değinen sanık Oransal, kaçma hazırlığı yaptıkları yönündeki iddiaları reddetti. Yangını babasının telefonuyla öğrendiğini ifade eden Oransal, “Kaçtığımızı, hazırlık yaptığımızı medyadan öğrendik. Olay günü babam aradı ve patlamanın olduğunu söyledi. Dilovası’na doğru yola çıktım. Abime de bilgi verdim. Avukatım, oraya gittiğimde can güvenliğimin olmadığını söyledi. Ondan aldım, abimi de aldım ve yola çıktım. Ali Osman A.’nın fabrikasına gittik. Bugüne kadar hiçbir suç kaydım yok. Kaçma niyetim de yok. Babam kalp krizinden vefat etti. Acının ne demek olduğunu biliyorum. Ben de suçluların bulunmasını istiyorum. Ali Osman A. bize, fabrikaya gitmememizi ve Onay Y.’nin bizi eve götüreceğini söyledi. Ayarlanan o eve gittik. Dayım ile 8 aydır konuşmuyoruz. Bizi yurt dışına kaçıracağı iddiası hayal ürünüdür. İstesem çok rahat gidebilirdim. Bunu yapardım çünkü sorumluluğum olmadığını düşünüyorum” şeklinde savunma yaptı.
‘KIZIM BAĞIRA BAĞIRA CAN VERDİ, MALIN BATSIN’
Müşteki avukatının “Ölenlerin isimlerini öğrendiniz mi?” sorusuna sanık, “Televizyonda gördüğüm kadar” yanıtını verdi. Bunun üzerine hayatını kaybeden Tuğba Taşdemir’in babası ise “Kızım bağıra bağıra can verdi. Malın batsın” diyerek tepki gösterdi.
MÜŞTEKİ: EMİR VERİYORDU ÇALIŞANLARA
Sanığın savunmalarının ardından müşteki Emine Bulut da söz aldı. Bulut, “Songül Yılmaz’ın kardeşiyim. Ben de orada çalıştım. İsmail kendisi bize makineyi getirdi 2023 yılında. Emir veriyordu çalışanlara. İsmail, 1 ay boyunca krem dolumu yapılırken oradaydı” dedi.
Sanık Oransal, Bulut’un bu söylemlerini kabul etmedi. Çalışanlardan Gülhan Bendi ise “Maaşımı istedim. Gülerek ‘Babam ne zaman isterse o zaman verir’ demişti. Olaydan 2 gün önce oldu” diye konuştu. Bunun üzerine sanık Oransal, “Ödeme işlerine karışmam” yanıtını verdi.