2025: Sessiz savaşın başlangıcı
Author: Onur ÇAM
Published:
Last Modified:
Sessiz savaşın başlangıcı.. 2025 yılına büyük umutlarla başlamıştım. Sağlıklı bir yaşam için çabalıyor, düzenli kontrollerimi aksatmıyordum. Kilo vermeye de başlamış, hedefime ulaşmaya çok az kalmıştı.
Uzun zamandır hissetmediğim bir özgüvenle aynaya bakabiliyordum. Ama yine de içimde bir şeylerin yolunda gitmediğine dair belirsiz bir his vardı.
Kortizon kullanımı ve kilo verme sürecimde yaşadığım zorluklar, vücudumun bana verdiği ufak ama rahatsız edici sinyallerle birleşmişti: Göz kararmaları, mide bulantıları ve sağ tarafımda belirsiz bir rahatsızlık hissi… Tam bir ağrı değil, ama tarif etmesi zor bir huzursuzluk. Bu belirtiler gelip geçici gibi görünse de zihnimde bir gölge bırakıyordu.
Geçtiğimiz aylarda doktor, yapılan kan testlerinde karaciğer değerlerimde hafif bir artış olduğunu ve bunun büyük ihtimalle yağlanmadan kaynaklandığını söylemişti. Şimdilik önemli bir durum olmadığını belirttiği için içim bir nebze rahatlamıştı. Ancak bu sefer, kontrol sırasında doktorun yüzündeki ifade değişmişti.
“Son zamanlarda yaşadığın başka bir sorun var mı?” diye sordu.
“Bazen ayakta dururken gözüm kararıyor,” dedim. “Midem bulanıyor. Sağ tarafımda hafif bir rahatsızlık oluyor. Sanki bir şey varmış gibi, ama tam bir ağrı değil. Neyse ki kısa sürede geçiyor.”
Doktor yüzünde ciddileşen bir ifadeyle başını salladı. “Tansiyon, EKG ve kan tahlillerine bakalım,” dedi. Sesi sakin ama dikkatliydi.
Sonuçlar çıktığında, doktor bilgisayar ekranına uzun bir süre sessizce baktı. Ardından, derin bir nefes aldı ve bana dönerek konuşmaya başladı. Sesi her zamankinden daha temkinliydi:
“Bazı değerleriniz geçen tahlilinize göre ciddi bir artış göstermiş. Bu yalnızca bir ihtimal, ama kanserle ilgili bir durum olabilir. Şu an kesin bir şey söylemek zor, daha detaylı incelemeler yapılmalı. Ayrıca safra kesesiyle ilgili bir sorun da olabilir; iltihaplanma ya da taş gibi. İşin ciddiyetini aksatmadan ele alalım. Sizi bir gastroenteroloji uzmanına sevk ediyorum. Bir an önce görüşüp netleşmesini sağlayalım.”
Kanser olma ihtimali. O cümle beynimde yankılandı. Bir kelime, bütün dengemi altüst etmeye yetmişti. Doktorun devam eden açıklamalarını artık duyamıyordum.
Hastaneden çıkarken adımlarım ağırdı. Tanıdık sokaklar yabancılaşmış, içimde derin bir yalnızlık duygusu oluşmuştu. Daha önce de böyle olmuştu; sağlık sorunları yaşamış ve hepsini tek başıma göğüslemiştim. Babamın by-pass ameliyatı ve kalp sorunları… Onları endişelendirmemek için hiçbir şey söylememiştim. Hastane işlerini hep kendim halletmiş, kimseye yük olmamıştım. Şimdi de aynısını yapacaktım. Doktorun söylediklerini aileme anlatmadım. Bu benim sınavımdı ve yine yalnız üstesinden gelmem gerekiyordu.
Parktaki bir banka oturdum ve gökyüzüne baktım. 2025 umutlarla başlamalıydı. Hedeflediğim kiloya ulaşmaya birkaç adım kalmışken böyle bir gerçekle karşılaşmak… Umutların yerini korku almıştı. Ama yine de içimde küçük bir kıvılcım vardı. Kendime fısıldadım: “Bu sadece bir ihtimal. Ne olursa olsun, bu savaşı kazanacağım.”
Belirsizlik zorlayıcıydı, ama teslim olmayacaktım. Daha yolun başındaydım. Testler yapılacak, cevaplar bulunacaktı. Ama hayatımı bu süreçte durdurmayacaktım. Çünkü hâlâ önümde yaşayacak bir yıl ve verecek bir mücadele vardı.
Ve eğer gerçekten olumsuz bir sonuç alırsam, biliyorum ki önümüzdeki hafta çok daha yorucu olacaktı. Ama içimde bir ses, bana şunu söylüyordu: “Sen neleri başarmadın ki, bunu da yaparsın, Bu da geçecek.”
“Zorluklar, gücünü fark edebilmen için vardır. Ne olursa olsun, her adımda biraz daha güçleniyorsun. Başarı, pes etmeyenlerin hakkıdır. Her karanlık gecenin ardından mutlaka bir gün doğar, ve sen o ışığı bulacak kadar cesursun.”